8.07.2008
Asetaminofen (Parasetamol)
500 mg. Tablet için:
Kullanım Şekli:
*
Büyüklerde günlük doz 1-2 tablet
*
3-6 yaş arası 1/4 tablet
*
6-9 yaş arası 1/2 tablet
*
9-12 yaş arası 1 tablet
Maksimum günlük erişkin dozu 4 g ve çocuk dozu 0.6-2 gram'dır.
Kullanıldığı Durumlar:
Baş ağrısı, migren, adet sancıları, diş ağrısı, soğuk algınlığı ve gripal enfeksiyonlara bağlı ağrı, nevralji, nevrit, siyatik, lumbago, kas ve eklem ağrıları, orta kulak ağrıları, sinüzit ve cerrahi operasyonlara veya yaralanmalara bağlı ağrılar ile adet zorluklarından kaynaklanan ağrılarda kullanılır.
Asetilsalisilik asite (Örneğin aspirin) duyarlılığı olan hastalarda alternatif ilaç olarak kullanılır.
Kullanılmasının sakıncalı olduğu durumlar:
İleri derecede böbrek ve karaciğer rahatsızlığı olan hastalarda kullanılmamalıdır.
Parasetamole aşırı duyarlılığı olanlarda ve daha önce anemisi olanlarda kullanılması sakıncalıdır.
Uyarılar:
Parasetamolün 20 gramdan fazla alınmasında ölümcül risk vardır.
Aktif alkolizm, viral hepatit, karaciğer hastalığı ve ağır böbrek fonksiyon bozukluğu olanlarda dikkatle kullanılmalıdır.
Kronik alkoliklerde terapötik dozları takiben hepatotoksisite ve karaciğer yetmezliği gelişir.
Kronik alkol bağımlılarında güvenli doz saptanamadığından, günde 2 g veya daha düşük dozlar önerilir.
Alışılmış terapötik dozlarda kısa süreli olmak şartıyla gebeliğin tüm dönemlerinde kullanılabilir.
Yüksek dozlarda devamlı kullanımı annede anemiye, yeni doğan bebekteyse fatal böbrek hastalığına neden olabilir.
Yan Etkileri:
*
Deride püriritik makulopapüler döküntüler,
*
Ürtiker,
*
Methemoglobinemi
*
Bazı gastrointestinal belirtiler gibi yan etkiler görülebilir.
İlaç Etkileşimleri:
Barbitüratlar ve diğer antikonvülzanlar, kloramfenikol, desipramin, doksorubisin, mide boşalma süresini etkileyen ilaçlar ve uzun süreli tedavilerde antikoagülan ilaçlarla etkileşme olasılığı vardır.
Alkol parasetamolün hepatotoksik etkisini artıracağından birlikte kullanılmamalıdır.
25.06.2008
Kanser tedavisinde büyük gelişme
Yıllardır Beklenen Gelişme
İngiliz araştırmacılar, ilk kez sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserli hücreleri yok eden bir tedavi yöntemi geliştirdiklerini duyurdu. 11 yıldır üzerinde çalışılan yöntemle, farelerde yumurtalık kanseri yok edildi; yöntemin şimdi akciğer, prostat ve göz tümörlerinde de etkili olması bekleniyor.
‘Organik palto’ çıkarılınca..
Yeni yönteme göre, hastaya vücudun doğal savunma sisteminin parçası olan antikorlar enjekte ediliyor. Mikropları ve kanser hücrelerini yok eden bu bağışıklık sistemi proteinleri organik bir yağla kaplanıyor; böylece ultraviyole ışınına maruz kalmadıkça tepki vermeyecek hale getiriliyor. Antikorların yapısıyla oynanarak, tümör hücreleri üzerinde aşırı etkili olan proteinlerde yuvalanmaları sağlanıyor. Doğrudan tümörlü bölgeye yerleşen antikorlar ve ‘gizli antikor’ denilen bu proteinler, üstlerindeki ‘organik palto’ ultraviyole ışınıyla yok edildiği anda harekete geçiyor.
Araştırmayı yürüten, New Castle Üniversitesi doktorlarından Colin Self, “Kanserde sorun, vücudun hastalığa tedavi edici cevap verememesi. Biz sistemi harekete geçirmenin yolunu bulmuş olduk. Antikorlar bölgesel etkilerini gösterecek ama umudumuz bunun tüm bağışıklık sisteminde etkili olabilmesi” diyor.
Halen piyasada kanser ve diğer hastalıkların tedavisinde kullanılan, bu tür antikorlara dayalı 20 kadar ilaç bulunuyor. Bu teknik, ileride bu tedavilerden herhangi biriyle bir arada uygulanarak, tüm kanser türlerinin tedavisinde kullanılabilir.
Cilt kanserliler sırada
Self, bu noktada önemli olanın, tümörün üstüne ışın gönderebilme becerisi olduğunu belirtiyor. Tekniğin insanlarda uygulanması için birkaç yıl ve daha çok deneye ihtiyaç var. Uzmanlar, bir sonraki adımın cilt kanseri hastaları üzerindeki deneyler olacağını söylüyor.